Mezhepler

Peygamberimiz hangi mezheptendi? -Misal 1-

A- Bu cevabı da beğendim. 3. sorum da şu: Peygamberimiz hangi mezheptendi?

B- Bu soru mezhepsizlerin ve dinsizlerin Müslümanları köşeye sıkıştırmak maksadı ile sordukları bir sorudur. Zira bu soruya muhatap olan kişi, “Peygamberimizin mezhebi yoktu.” dese bu sefer soru sahibi, “O zaman bu mezhepler nereden çıktı?” diyecek. Yok eğer, “Peygamberimiz Hanefi idi ya da Şafi idi.” dese bu sefer de bir mezhebi Peygamberimize isnat ederek hata etmiş olacak. Eğer cevap vermeyip sükût etse bu sefer de soru sahibine mağlup olmuş ve onun haklılığını tasdik etmiş olacak. Yani herhâlükârda zarar edecek.

Bu soruyu iyi ki sordun. Cevabını burada verelim ki, mezhebe tabi olanlar mezhepsizlerin bu saçma sorusu altında ezilmekten kurtulsun. Sorunun cevabında misal dürbününü kullanacağız. Şimdi sana üç misal vereceğim. İyi dinle!

1. Misal: Bir su kaynağını ve bu kaynağın oluşturduğu bir havuzu hayal ediyoruz. Havuzun suyu dört farklı kanala dökülüyor olsun. Kaynaktan akan suyun da dört rengi var; mavi, kırmızı, sarı ve yeşil… Bu dört renk havuzda karışık bir şekilde dururken kanallara doğru yöneldiğinde her kanala bir renk giriyor. Suyun mavi rengi bir kanala, kırmızı rengi bir kanala, sarı rengi bir kanala ve yeşil rengi de bir kanala…

Şimdi havuzun yanında duran ve bu dört kanaldaki dört farklı rengi gören kişi soruyor: “Bu havuzun rengi nedir?”

Şimdi biz sarı desek havuz sarı değil. Kırmızı desek havuz kırmızı da değil. Yeşil desek yeşil de değil ve sarı desek sarı da değil. Eğer, “Bu sular bu havuzdan gelmiyor.” desek bu da doğru değil. Yok eğer cevap vermesek bu da soru sahibini sevindirecek.

O hâlde ona şu cevabı vermek gerekir ki, hem doğrudur hem de hakikattir: Su kaynağı ve havuz bu renklerin hiçbiri değildir. Belki bu kaynak ve havuz öyle bir renktedir ki, bütün bu renkleri içinde barındırıyor ve bütün bu renkler ona aittir. Her kanal kendi kabiliyeti nispetinde havuzun bir rengini gösteriyor.

Aynen bunun gibi, Peygamberimiz (s.a.v.) de İlahî bir kaynak ve vahyin havuzudur. Bu havuzun ab-ı hayatı hükmünde olan şer’i hükümler ise kanallar hükmünde olan mezhepler ile bize ulaşmaktadır. Her mezhep bu havuzun -tabiri caizse- bir rengini bizlere ulaştırmakta ve o ab-ı hayatı içmemize vesile olmaktadır. Demek Efendimiz (s.a.v.) ne Hanefidir, ne Şafidir, ne Malikidir ve ne de Hanbeli. Efendimiz (s.a.v.) bütün bu mezheplerin hükümlerini şeriatında cemetmiş bir havz-ı İlahîdir ve bir menba-ı hakikattir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu